Umut
New member
PF testi nedir? Sadece kişiliği mi ölçer, yoksa toplumu da mı gösterir?
Bir kişilik testinin karşısına oturduğumuzda çoğumuzun aklından benzer bir düşünce geçiyor: “Bakalım gerçekten nasıl biriyim?” Sorulara cevap verirken kendimizi tanımaya, güçlü ve zayıf yönlerimizi anlamaya çalışıyoruz. Fakat burada gözden kaçırılması kolay bir nokta var: İnsan yalnızca kendi iç dünyasından oluşmuyor. Ailesi, yetiştiği mahalle, ekonomik koşulları, aldığı eğitim, toplumsal cinsiyet rolleri, kültürel çevresi ve maruz kaldığı ayrımcılıklar da kişinin kendisini nasıl gördüğünü ve davranışlarını etkileyebiliyor.
Bu nedenle PF testi, özellikle 16PF (Sixteen Personality Factor Questionnaire / 16 Kişilik Faktörü Envanteri) kastediliyorsa, yalnızca “sen şöylesin, böylesin” şeklinde okunmamalı. 16PF, Raymond B. Cattell'in faktör analizi çalışmalarından geliştirilen ve kişiliğin farklı boyutlarını değerlendirmeyi amaçlayan standartlaştırılmış bir kişilik ölçüm aracıdır. Günümüzde kullanılan 16PF Beşinci Sürüm, 16 yaş ve üzerindeki kişiler için tasarlanmış, 185 çoktan seçmeli maddeden oluşan ve yaklaşık 35–50 dakikada tamamlanan profesyonel bir değerlendirmedir. Pearson Assessments+1
Ama asıl ilginç soru şu: Bir kişinin testte verdiği cevapları sadece onun “kişiliği” olarak yorumlamak ne kadar doğru?
16PF tam olarak neyi ölçüyor?
16PF'nin temel yaklaşımı, insan kişiliğini birbiriyle ilişkili farklı faktörler üzerinden değerlendirmektir. Cattell, faktör analizi kullanarak kişiliğin altında daha temel boyutların bulunduğunu savunmuş ve bunları “kaynak özellikler” olarak ele almıştır. Günümüzdeki 16PF uygulaması, temel kişilik faktörlerinin yanı sıra bunların bir araya gelmesiyle oluşan daha geniş kişilik boyutlarını da raporlayabilmektedir. Pearson Assessments+1
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. 16PF bir zeka testi, toplumsal statü testi veya kişinin “iyi-kötü insan” olduğunu belirleyen bir araç değildir. Aynı şekilde tek başına psikiyatrik tanı koymak için de kullanılmamalıdır. Testin kullanım alanları arasında mesleki yönlendirme, kariyer gelişimi, klinik değerlendirmeye destek ve bazı danışmanlık uygulamaları bulunuyor. Pearson Assessments
Dolayısıyla “testte dışadönük çıktım, demek ki her ortamda sosyalim” gibi kesin sonuçlara varmak yerine, sonuçların kişinin yaşam koşulları ve başka değerlendirme kaynaklarıyla birlikte ele alınması daha sağlıklı olur.
Kişilik gerçekten yalnızca bireysel bir özellik mi?
Bence tartışmanın en önemli noktası burada başlıyor.
Kişilik özelliklerinin biyolojik ve psikolojik temelleri olduğu açık. Ancak kişinin davranışlarını ortaya koyduğu ortam da son derece önemli. Örneğin kendine güvenli biçimde konuşmak ile “otoriteye karşı çıkmamak” arasındaki sınır, farklı sosyal çevrelerde aynı olmayabilir.
Ekonomik olarak güvencesiz bir ortamda yetişen bir kişi, risk almaktan kaçınmayı “kişiliğinin bir parçası” olarak geliştirmiş olabilir. Fakat aynı davranışı yalnızca çekingenlik olarak yorumlamak eksik kalabilir. Çünkü kişinin risk almasının bedeli daha yüksek olabilir.
Araştırmalar da kişilik ile sosyoekonomik koşullar arasında bağlantılar bulunduğunu gösteriyor. Üç büyük uzunlamasına çalışmanın verilerini kullanan bir araştırmada, daha yüksek sosyoekonomik statünün daha düşük nevrotiklik ve daha yüksek dışadönüklük, açıklık ve sorumlulukla ilişkili olduğu bulundu. Araştırmacılar, SES'in kişilik farklılıklarının yalnızca bir bölümünü açıklayabildiğini özellikle vurguluyor. PubMed
Çocukluk döneminde de benzer bir tablo görülüyor. Avustralya'da 9.217 çocuğun izlendiği uzunlamasına bir araştırmada, daha düşük aile veya mahalle sosyoekonomik statüsünün daha düşük sosyallik, daha yüksek tepkisellik ve daha düşük sebat ile ilişkili olduğu bildirildi. PubMed
Buradan “yoksul insanlar daha içine kapanıktır” gibi bir sonuç çıkaramayız. Tam tersine, araştırmanın bize söylediği şey daha incelikli: İnsanların davranışsal eğilimleri, içinde yaşadıkları kaynaklar ve fırsatlar tarafından kısmen şekillenebilir.
Bu ayrım son derece önemli.
Sınıf farkı test sonuçlarını nasıl etkileyebilir?
Sınıf meselesini sadece “zengin veya fakir olmak” şeklinde düşünmek yetersiz kalıyor. Eğitim, mesleki prestij, gelir, sosyal ağlar, güvenli yaşam alanları ve kültürel sermaye de sınıfsal deneyimin parçaları.
Örneğin yüksek gelirli bir ailenin çocuğunun başarısız olma ihtimali karşısında ailesinden ekonomik destek almaya devam edebilmesiyle, aynı başarısızlığın ailesinin bütün geçimini etkilediği bir öğrencinin durumu aynı değildir.
İki kişi aynı kişilik özelliğine sahip olsa bile bunu davranışa dönüştürme biçimleri farklılaşabilir.
Almanya'da 9.300 dokuzuncu sınıf öğrencisinin incelendiği bir araştırmada, ebeveynlerin sosyoekonomik statüsü ile Beş Büyük kişilik özellikleri arasındaki farkların genel olarak küçük olduğu bulundu. Ancak sorumluluk ile akademik başarı arasındaki ilişkinin yüksek SES grubundaki öğrencilerde daha güçlü olduğu görüldü. PubMed Central (PMC)+1
Bu bulgu bana göre çok düşündürücü. Çünkü toplum bazen “başarılı olmak için disiplinli ol” diyor. Oysa aynı disiplin özelliğinin ekonomik kaynaklarla birleştiğinde daha fazla sonuç üretebilmesi mümkün.
Başka bir deyişle, aynı kişilik özelliğinin toplumsal getirisi herkes için eşit olmayabilir.
Toplumsal cinsiyet: Kadın ve erkeklerin test sonuçlarını nasıl okumalıyız?
Kişilik testlerinde cinsiyet konusu özellikle hassas.
Bazı geniş ölçekli araştırmalarda kadınların ve erkeklerin belirli kişilik boyutlarında ortalama farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Örneğin 55 ülkeden 17.637 katılımcının verilerini inceleyen bir çalışmada kadınların çoğu ülkede nevrotiklik, dışadönüklük, uyumluluk ve sorumluluk boyutlarında erkeklerden daha yüksek ortalamalara sahip olduğu bildirildi. Fakat bu tür bulgular bireysel bir insan hakkında kesin hüküm vermek için kullanılamaz. PubMed
Çünkü ortalama grup farkı ile bireysel fark aynı şey değildir.
Bir grubun ortalamasının diğerinden yüksek olması, gruptaki her bireyin aynı özelliğe sahip olduğu anlamına gelmez.
Üstelik kişilik davranışlarının toplumsal cinsiyet normlarıyla ilişkisi de tartışmalıdır. Bir kadın iş yerinde kararlı olduğunda “otoriter”, erkek olduğunda “lider” olarak değerlendirilmesi gibi sosyal algı farklılıkları, kişinin davranışını zaman içinde etkileyebilir.
Kadınların deneyimini bu noktada özellikle empatiyle ele almak gerekiyor. Bir kadın sürekli olarak “fazla konuşma”, “fazla iddialı olma”, “fazla sert görünme” gibi mesajlarla karşılaşıyorsa, zaman içinde kendisini ifade etme biçimini değiştirebilir. Daha sonra uygulanan bir kişilik testinde daha temkinli veya daha uyumlu cevaplar vermesi, yalnızca doğuştan gelen kişiliğiyle açıklanabilir mi?
Bunun kesin cevabını tek bir test veremez.
Erkekler açısından da mesele yalnızca “toplumsal baskının mağduru olmak” şeklinde ele alınmamalı. Erkeklerden duygularını bastırmaları, yardım istememeleri, ekonomik olarak sürekli güçlü olmaları veya rekabetçi davranmaları beklendiğinde, bu normlar onların da davranış repertuarını daraltabilir.
Burada erkekler için çözüm odaklı yaklaşım önemli olabilir: Duygusal ifade becerilerini geliştirmek, bakım sorumluluklarını paylaşmak, yardım istemeyi zayıflık olarak görmemek ve toplumsal cinsiyet kalıplarını sorgulamak yalnızca bireysel ilişkileri değil, daha geniş sosyal çevreyi de değiştirebilir.
Fakat bütün erkeklerin veya bütün kadınların aynı deneyime sahip olduğunu varsaymak da başka bir stereotip üretir.
Irk, etnik köken ve kültür meselesi neden önemli?
Kişilik testlerinde belki de en dikkatli olunması gereken alanlardan biri kültürel farklılıklar.
Bir test sorusunun anlamı, farklı kültürel çevrelerde aynı olmayabilir. APA'nın kültürlerarası değerlendirme konusundaki açıklamaları da psikolojik ölçümlerin belirli sosyal ve kültürel normlardan etkilenebileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle değerlendirmelerde ırksal ve etnokültürel önyargıların azaltılması gerektiği vurgulanıyor. APA Psikoloji Sözlüğü+1
Örneğin bireysel başarıyı öne çıkaran bir kültürde “kendi kararımı kendim veririm” ifadesine olumlu cevap vermek beklenebilir. Daha kolektivist bir kültürde ise aileye veya topluluğa danışmak son derece doğal görülebilir.
Burada ikinci cevap “daha az özgüvenli” olarak yorumlanırsa test sonucuna kültürel bir varsayım eklenmiş olur.
Bir kişilik testinin karşısına oturduğumuzda çoğumuzun aklından benzer bir düşünce geçiyor: “Bakalım gerçekten nasıl biriyim?” Sorulara cevap verirken kendimizi tanımaya, güçlü ve zayıf yönlerimizi anlamaya çalışıyoruz. Fakat burada gözden kaçırılması kolay bir nokta var: İnsan yalnızca kendi iç dünyasından oluşmuyor. Ailesi, yetiştiği mahalle, ekonomik koşulları, aldığı eğitim, toplumsal cinsiyet rolleri, kültürel çevresi ve maruz kaldığı ayrımcılıklar da kişinin kendisini nasıl gördüğünü ve davranışlarını etkileyebiliyor.
Bu nedenle PF testi, özellikle 16PF (Sixteen Personality Factor Questionnaire / 16 Kişilik Faktörü Envanteri) kastediliyorsa, yalnızca “sen şöylesin, böylesin” şeklinde okunmamalı. 16PF, Raymond B. Cattell'in faktör analizi çalışmalarından geliştirilen ve kişiliğin farklı boyutlarını değerlendirmeyi amaçlayan standartlaştırılmış bir kişilik ölçüm aracıdır. Günümüzde kullanılan 16PF Beşinci Sürüm, 16 yaş ve üzerindeki kişiler için tasarlanmış, 185 çoktan seçmeli maddeden oluşan ve yaklaşık 35–50 dakikada tamamlanan profesyonel bir değerlendirmedir. Pearson Assessments+1
Ama asıl ilginç soru şu: Bir kişinin testte verdiği cevapları sadece onun “kişiliği” olarak yorumlamak ne kadar doğru?
16PF tam olarak neyi ölçüyor?
16PF'nin temel yaklaşımı, insan kişiliğini birbiriyle ilişkili farklı faktörler üzerinden değerlendirmektir. Cattell, faktör analizi kullanarak kişiliğin altında daha temel boyutların bulunduğunu savunmuş ve bunları “kaynak özellikler” olarak ele almıştır. Günümüzdeki 16PF uygulaması, temel kişilik faktörlerinin yanı sıra bunların bir araya gelmesiyle oluşan daha geniş kişilik boyutlarını da raporlayabilmektedir. Pearson Assessments+1
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. 16PF bir zeka testi, toplumsal statü testi veya kişinin “iyi-kötü insan” olduğunu belirleyen bir araç değildir. Aynı şekilde tek başına psikiyatrik tanı koymak için de kullanılmamalıdır. Testin kullanım alanları arasında mesleki yönlendirme, kariyer gelişimi, klinik değerlendirmeye destek ve bazı danışmanlık uygulamaları bulunuyor. Pearson Assessments
Dolayısıyla “testte dışadönük çıktım, demek ki her ortamda sosyalim” gibi kesin sonuçlara varmak yerine, sonuçların kişinin yaşam koşulları ve başka değerlendirme kaynaklarıyla birlikte ele alınması daha sağlıklı olur.
Kişilik gerçekten yalnızca bireysel bir özellik mi?
Bence tartışmanın en önemli noktası burada başlıyor.
Kişilik özelliklerinin biyolojik ve psikolojik temelleri olduğu açık. Ancak kişinin davranışlarını ortaya koyduğu ortam da son derece önemli. Örneğin kendine güvenli biçimde konuşmak ile “otoriteye karşı çıkmamak” arasındaki sınır, farklı sosyal çevrelerde aynı olmayabilir.
Ekonomik olarak güvencesiz bir ortamda yetişen bir kişi, risk almaktan kaçınmayı “kişiliğinin bir parçası” olarak geliştirmiş olabilir. Fakat aynı davranışı yalnızca çekingenlik olarak yorumlamak eksik kalabilir. Çünkü kişinin risk almasının bedeli daha yüksek olabilir.
Araştırmalar da kişilik ile sosyoekonomik koşullar arasında bağlantılar bulunduğunu gösteriyor. Üç büyük uzunlamasına çalışmanın verilerini kullanan bir araştırmada, daha yüksek sosyoekonomik statünün daha düşük nevrotiklik ve daha yüksek dışadönüklük, açıklık ve sorumlulukla ilişkili olduğu bulundu. Araştırmacılar, SES'in kişilik farklılıklarının yalnızca bir bölümünü açıklayabildiğini özellikle vurguluyor. PubMed
Çocukluk döneminde de benzer bir tablo görülüyor. Avustralya'da 9.217 çocuğun izlendiği uzunlamasına bir araştırmada, daha düşük aile veya mahalle sosyoekonomik statüsünün daha düşük sosyallik, daha yüksek tepkisellik ve daha düşük sebat ile ilişkili olduğu bildirildi. PubMed
Buradan “yoksul insanlar daha içine kapanıktır” gibi bir sonuç çıkaramayız. Tam tersine, araştırmanın bize söylediği şey daha incelikli: İnsanların davranışsal eğilimleri, içinde yaşadıkları kaynaklar ve fırsatlar tarafından kısmen şekillenebilir.
Bu ayrım son derece önemli.
Sınıf farkı test sonuçlarını nasıl etkileyebilir?
Sınıf meselesini sadece “zengin veya fakir olmak” şeklinde düşünmek yetersiz kalıyor. Eğitim, mesleki prestij, gelir, sosyal ağlar, güvenli yaşam alanları ve kültürel sermaye de sınıfsal deneyimin parçaları.
Örneğin yüksek gelirli bir ailenin çocuğunun başarısız olma ihtimali karşısında ailesinden ekonomik destek almaya devam edebilmesiyle, aynı başarısızlığın ailesinin bütün geçimini etkilediği bir öğrencinin durumu aynı değildir.
İki kişi aynı kişilik özelliğine sahip olsa bile bunu davranışa dönüştürme biçimleri farklılaşabilir.
Almanya'da 9.300 dokuzuncu sınıf öğrencisinin incelendiği bir araştırmada, ebeveynlerin sosyoekonomik statüsü ile Beş Büyük kişilik özellikleri arasındaki farkların genel olarak küçük olduğu bulundu. Ancak sorumluluk ile akademik başarı arasındaki ilişkinin yüksek SES grubundaki öğrencilerde daha güçlü olduğu görüldü. PubMed Central (PMC)+1
Bu bulgu bana göre çok düşündürücü. Çünkü toplum bazen “başarılı olmak için disiplinli ol” diyor. Oysa aynı disiplin özelliğinin ekonomik kaynaklarla birleştiğinde daha fazla sonuç üretebilmesi mümkün.
Başka bir deyişle, aynı kişilik özelliğinin toplumsal getirisi herkes için eşit olmayabilir.
Toplumsal cinsiyet: Kadın ve erkeklerin test sonuçlarını nasıl okumalıyız?
Kişilik testlerinde cinsiyet konusu özellikle hassas.
Bazı geniş ölçekli araştırmalarda kadınların ve erkeklerin belirli kişilik boyutlarında ortalama farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Örneğin 55 ülkeden 17.637 katılımcının verilerini inceleyen bir çalışmada kadınların çoğu ülkede nevrotiklik, dışadönüklük, uyumluluk ve sorumluluk boyutlarında erkeklerden daha yüksek ortalamalara sahip olduğu bildirildi. Fakat bu tür bulgular bireysel bir insan hakkında kesin hüküm vermek için kullanılamaz. PubMed
Çünkü ortalama grup farkı ile bireysel fark aynı şey değildir.
Bir grubun ortalamasının diğerinden yüksek olması, gruptaki her bireyin aynı özelliğe sahip olduğu anlamına gelmez.
Üstelik kişilik davranışlarının toplumsal cinsiyet normlarıyla ilişkisi de tartışmalıdır. Bir kadın iş yerinde kararlı olduğunda “otoriter”, erkek olduğunda “lider” olarak değerlendirilmesi gibi sosyal algı farklılıkları, kişinin davranışını zaman içinde etkileyebilir.
Kadınların deneyimini bu noktada özellikle empatiyle ele almak gerekiyor. Bir kadın sürekli olarak “fazla konuşma”, “fazla iddialı olma”, “fazla sert görünme” gibi mesajlarla karşılaşıyorsa, zaman içinde kendisini ifade etme biçimini değiştirebilir. Daha sonra uygulanan bir kişilik testinde daha temkinli veya daha uyumlu cevaplar vermesi, yalnızca doğuştan gelen kişiliğiyle açıklanabilir mi?
Bunun kesin cevabını tek bir test veremez.
Erkekler açısından da mesele yalnızca “toplumsal baskının mağduru olmak” şeklinde ele alınmamalı. Erkeklerden duygularını bastırmaları, yardım istememeleri, ekonomik olarak sürekli güçlü olmaları veya rekabetçi davranmaları beklendiğinde, bu normlar onların da davranış repertuarını daraltabilir.
Burada erkekler için çözüm odaklı yaklaşım önemli olabilir: Duygusal ifade becerilerini geliştirmek, bakım sorumluluklarını paylaşmak, yardım istemeyi zayıflık olarak görmemek ve toplumsal cinsiyet kalıplarını sorgulamak yalnızca bireysel ilişkileri değil, daha geniş sosyal çevreyi de değiştirebilir.
Fakat bütün erkeklerin veya bütün kadınların aynı deneyime sahip olduğunu varsaymak da başka bir stereotip üretir.
Irk, etnik köken ve kültür meselesi neden önemli?
Kişilik testlerinde belki de en dikkatli olunması gereken alanlardan biri kültürel farklılıklar.
Bir test sorusunun anlamı, farklı kültürel çevrelerde aynı olmayabilir. APA'nın kültürlerarası değerlendirme konusundaki açıklamaları da psikolojik ölçümlerin belirli sosyal ve kültürel normlardan etkilenebileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle değerlendirmelerde ırksal ve etnokültürel önyargıların azaltılması gerektiği vurgulanıyor. APA Psikoloji Sözlüğü+1
Örneğin bireysel başarıyı öne çıkaran bir kültürde “kendi kararımı kendim veririm” ifadesine olumlu cevap vermek beklenebilir. Daha kolektivist bir kültürde ise aileye veya topluluğa danışmak son derece doğal görülebilir.
Burada ikinci cevap “daha az özgüvenli” olarak yorumlanırsa test sonucuna kültürel bir varsayım eklenmiş olur.