Elbistan Malap köyü Alevi midir ?

Ceren

New member
Elbistan Malap Köyü Alevi midir? Bilimsel veriler ışığında bir değerlendirme

Bu konuyla ilgilenmeye başladığımda dikkatimi çeken ilk şey, “Malap Alevi midir?” sorusunun aslında göründüğünden daha karmaşık olmasıydı. Çünkü bir köyün veya mahallenin Alevi kimliğini yalnızca bugünkü nüfus yapısına, mezhep hanesine ya da internette dolaşan köy listelerine bakarak kesinleştirmek mümkün değil. Özellikle Elbistan ve çevresinde Alevilik; ocak ilişkileri, aşiret ve kabile bağları, sözlü tarih, yerleşim hareketleri, cem ve kurban gibi ritüeller, dede-talip ilişkileri ve kuşaklar arası kültürel aktarım üzerinden incelenmesi gereken çok katmanlı bir konu.

Malap adı bugün esas olarak Elbistan'ın Bakış Mahallesi ile ilişkilendiriliyor. Yerel kaynaklarda Bakış'ın eski adının Malap olduğu, ayrıca Malap, Hüyücek ve Soğucak yerleşimlerinin geçmişte aynı idari yapı içerisinde birleştirildiği belirtiliyor. Dolayısıyla araştırmaya başlamadan önce “Malap” ile “Bakış” adlarının aynı tarihsel yerleşimi ifade edip etmediğini netleştirmek gerekiyor.

Benim ulaştığım kaynakların tamamı birlikte değerlendirildiğinde, Malap/Bakış'ın Alevi yerleşimlerinden biri olduğu yönündeki kanıtların güçlü olduğu sonucuna ulaşmak mümkün. Fakat bilimsel açıdan daha doğru ifade, “Malap'ın tarihsel ve toplumsal olarak Alevi kimliğiyle bağlantılı bir yerleşim olduğu” şeklindedir. Çünkü “köyün tamamı bugün aynı inanç pratiğini sürdürüyor” gibi daha kesin bir iddia, ayrıca güncel saha araştırması gerektirir.

1. Önce temel kanıt: Malap adı Alevi köyleri listelerinde yer alıyor

Malap için en doğrudan kanıtlardan biri, Elbistan'a bağlı Alevi yerleşimlerini sıralayan kaynaklardır. Elbistan Alevi köyleri arasında Malap açık biçimde sayılmaktadır. Aynı liste başka bir kaynakta da Malap'ı Elbistan'ın Alevi yerleşimleri arasında göstermektedir.

Bu tür listeler tek başına akademik kanıt olarak yeterli değildir. Çünkü bir listenin nasıl oluşturulduğu, hangi tarihe ait olduğu, sınıflandırma ölçütünün ne olduğu ve bilgilerin kimlerden derlendiği bilinmelidir. Fakat burada önemli nokta, Malap'ın yalnızca tek bir internet sitesinde değil, birbirinden farklı kaynaklarda Alevi yerleşimi olarak gösterilmesidir.

Dahası, daha güçlü bir bağlantı ortaya çıkıyor: Malap, Elbistan ve çevresindeki Sinemilli topluluklarının yerleşim alanlarıyla birlikte anılıyor.

Bu noktada mesele basit bir “köy listesi” olmaktan çıkıp tarihsel-sosyolojik bir araştırma problemine dönüşüyor.

2. Sinemilli bağlantısı neden önemli?

Alevilik üzerine çalışan araştırmacılar açısından “ocak” kavramı son derece önemlidir. Anadolu Aleviliğinde ocaklar yalnızca soy veya akrabalık yapılanmaları değildir; dede-talip ilişkileri, dini otorite, ritüeller ve toplumsal hafızanın aktarılması bakımından da merkezi yapılardır.

Ali Aksüt'ün Elbistan, Nurhak, Ekinözü ve Afşin Aleviliği üzerine yayımlanan çalışması bu açıdan özellikle değerlidir. Çalışma, alan araştırması, sözlü kaynaklar, mevcut literatür ve arşiv belgelerini birlikte kullanmaktadır. Araştırmanın önemli bir bölümü Sinemilli Ocağı'na ayrılmıştır. Aksüt çalışmasında açıkça alan araştırması yaptığını ve Sinemilli Ocağı'nın tarihsel kökeni, yapılanması, aşiretleri ve yerleşim alanları üzerine veri topladığını belirtmektedir.

Bu çalışmanın yöntemi bizim sorumuz açısından da öğreticidir. Çünkü araştırmacı yalnızca yazılı belgeleri incelememiş; Elbistan ve çevresindeki çeşitli yerleşimlere giderek yaşlılarla görüşmüş, sözlü tarih verilerini tekrar tekrar kontrol etmeye çalışmış ve Osmanlı tahrir kayıtları gibi tarihsel kaynakları da değerlendirmiştir.

Bu nedenle Malap'ın Aleviliğini değerlendirirken “Malap adı bir Alevi listesinde var mı?” sorusundan daha güçlü bir soru sormak gerekir:

Malap'ın tarihsel toplumsal yapısı hangi Alevi ocağı ve topluluklarıyla bağlantılıdır?

Bu soruya verilen cevap, Malap'ın Alevi kimliğini anlamada çok daha açıklayıcıdır.

3. Akademik araştırmalarda Malap için daha doğrudan veri bulunuyor

Mersin Üniversitesi açık erişim arşivinde bulunan Sinemilli Ocağı üzerine hazırlanmış kapsamlı çalışmada, Kahramanmaraş'taki çeşitli yerleşimler arasında Malap'ın Sinemilli Ocağı talipleriyle ilişkili olduğu belirtilmektedir. Çalışmada Zillihan, Ağcaşar, Küllü, Zerdekeş, Malap, Soğucak, Karaçar/Özcanlı, Nergele ve Miranlı/Değirmenkaya gibi yerleşimlerin bir kısmının genel anlamda Sinemilli Ocağı talipleri olduğu aktarılmaktadır.

Bu veri önemlidir.

Çünkü burada kullanılan sınıflandırma “Malap'ta Aleviler yaşamaktadır” şeklinde yüzeysel bir nüfus tespitinden ziyade, ocak-talip ilişkisi üzerinden kurulmaktadır.

Alevilik araştırmalarında bu ayrım kritik öneme sahiptir. Bir yerleşimin Alevi olarak nitelendirilmesi yalnızca bireylerin kendilerini Alevi olarak tanımlamasıyla değil, tarihsel olarak bağlı oldukları dini ve toplumsal ağların araştırılmasıyla da anlaşılabilir.

Aksüt'ün çalışmasının DOI numarası da bulunmaktadır: 10.24082/abked.2017.15.011. Çalışma 2017 yılında Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları Dergisi'nde yayımlanmıştır.

Dolayısıyla Malap-Sinemilli ilişkisi konusunda elimizde yalnızca forum yazıları veya sosyal medya iddiaları değil, alan araştırmasına dayanan akademik çalışma da bulunmaktadır.

4. Peki Sinemilli Ocağı'nın Alevi olması Malap'ın Alevi olduğunu kanıtlar mı?

Burada bilimsel ihtiyat gerekiyor.

Bir topluluğun Alevi olması, o toplulukla tarihsel ilişki içerisindeki her bireyin bugün aynı inanç pratiğini sürdürdüğü anlamına gelmez. Ayrıca bir köyde farklı kabilelerden veya ailelerden insanların bulunması mümkündür.

Ancak Sinemilli örneğinde ocak-talip ilişkisi sıradan bir akrabalık ilişkisi değildir. Akademik literatürde Sinemilli Ocağı, Kahramanmaraş ve özellikle Elbistan çevresindeki önemli Alevi ocaklarından biri olarak ele alınmaktadır. Aksüt'ün araştırması da Sinemilli Ocağı'nı bölgenin en bilinen Alevi ocaklarından biri olarak incelemektedir.

Dolayısıyla Malap'ın Sinemilli talipleriyle ilişkilendirilmesi, Malap'ın tarihsel Alevi kimliğine yönelik güçlü bir göstergedir.

Burada “kanıt” kelimesini de doğru kullanmak gerekir. Sosyal bilimlerde laboratuvar deneyindeki gibi tek bir kesin kanıt aranmaz. Farklı kaynaklardan elde edilen bulguların birbirini destekleyip desteklemediğine bakılır.

Malap açısından tablo şöyle oluşuyor:

Yerel ve topluluk temelli listelerde Alevi yerleşimi olarak gösteriliyor.

Malap adı Bakış yerleşiminin eski adı olarak kaydediliyor.

Akademik çalışmalarda Malap, Sinemilli Ocağı talipleriyle ilişkili yerleşimler arasında gösteriliyor.

Bölge üzerine alan araştırmaları Sinemilli Ocağı'nın Elbistan çevresindeki Alevi topluluklarındaki rolünü ortaya koyuyor.

Bu dört veri birlikte değerlendirildiğinde Alevi kimliği yönündeki iddia oldukça güçlenmektedir.

5. Sadece dini ritüellere bakmak neden yeterli değil?

Alevilik araştırmalarında ritüeller elbette önemlidir. Ancak Alevi kimliğinin sadece cem yapılıp yapılmadığına indirgenmesi metodolojik açıdan eksik kalabilir.

Örneğin Sinemilli Alevileri üzerine yapılan hakemli bir çalışmada kurban ritüelinin hem bireysel hem de toplumsal boyutları ele alınmaktadır. Çalışma, kurbanın yalnızca dini bir ibadet olmadığını, aynı zamanda toplumsal birlik ve dayanışma işlevine sahip olduğunu vurgulamaktadır.

Bu yaklaşım bize Malap'ı araştırırken daha geniş bir çerçeve sunar.

Şunlara bakmak gerekir:

Dede-talip ilişkisi var mı?

Cem, görgü, musahiplik veya benzeri Alevi erkânlarının tarihsel izleri bulunuyor mu?

Kurban, lokma ve Hıdırellez gibi toplumsal ritüeller nasıl yaşatılıyor?

Aileler kendilerini hangi ocakla ilişkili görüyor?

Yaşlı kuşakların aktardığı sözlü tarih ile yazılı kaynaklar birbirini destekliyor mu?

Göç sonrasında bu gelenekler şehirlerde veya Avrupa'da nasıl devam etmiş?

Bunlar birlikte incelendiğinde çok daha sağlam bir sosyal tarih ortaya çıkar.

6. Güncel kültürel yaşam da araştırmanın bir parçası

Malap'ın günümüzdeki kültürel yaşamına ilişkin yerel haberler de ilginç veriler sunuyor. Bakış Mahallesi'nde Malap Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından Hıdırellez programları düzenlendiği, yöre halkının bu geleneği kültürel miras olarak gördüğü ve kadınların da etkinliklerin hazırlanmasında aktif rol aldığı aktarılıyor.

Burada dikkatli olmak gerekiyor: Hıdırellez tek başına Alevilik kanıtı değildir. Hıdırellez, Anadolu'nun farklı topluluklarında çeşitli biçimlerde kutlanan geniş bir kültürel gelenektir.

Fakat sosyal bilimci açısından bu tür etkinlikler önemlidir. Çünkü insanların kendi kültürlerini nasıl tanımladıklarını, hangi gelenekleri “bizim kültürümüz” olarak gördüklerini ve bunları gelecek kuşaklara nasıl aktardıklarını gösterir.

Dolayısıyla Hıdırellez verisi, Alevilik için doğrudan kanıt değil; toplumsal hafıza ve kültürel süreklilik açısından yardımcı bir göstergedir.

7. Erkeklerin ve kadınların bakış açılarını nasıl dengelemeli?

Bu konuda “erkekler analitik düşünür, kadınlar empatiye odaklanır” şeklinde biyolojik veya toplumsal bir genelleme yapmak bilimsel olmaz. İnsanların görüşlerini cinsiyet üzerinden önceden belirlemek, araştırmanın kendisine önyargı sokabilir.

Bunun yerine iki farklı bakış açısını, cinsiyete sabitlemeden birlikte düşünmek daha sağlıklı olur.

Örneğin veri odaklı yaklaşan bir araştırmacı, Malap'ın Alevi kimliği konusunda şu soruları sorabilir: Kaç farklı kaynak Malap'ı Alevi yerleşimi olarak gösteriyor? Bu kaynakların tarihleri nedir? Malap hangi ocakla ilişkilendiriliyor? Sözlü tarih ile arşiv kayıtları örtüşüyor mu?

Buna karşılık sosyal boyuta odaklanan başka bir araştırmacı, “Bu kimlik insanlar için ne ifade ediyor?” diye sorabilir. Yaşlı bir kişinin köy tarihini anlatırken kullandığı ifadeler, kadınların geleneksel yemek ve lokma hazırlama pratikleri, gençlerin kültüre bakışı veya göç etmiş ailelerin köyle bağlarını sürdürme biçimleri bu açıdan önem kazanır.

Üstelik bunlar kadın ve erkeklere özgü değildir.

Bir kadın son derece nicel ve analitik çalışabilir; bir erkek sözlü tarihe, hafızaya ve insanların yaşadığı deneyimlere büyük önem verebilir.

Nitelikli araştırma tam da bu farklı yöntemleri bir araya getirmelidir.

Aksüt'ün çalışmasının güçlü taraflarından biri de budur: sözlü tarih, saha gözlemi, yerel kaynaklar ve arşiv malzemesi birlikte değerlendirilmeye çalışılmıştır.

8. “Malap Alevi mi?” sorusunun daha doğru bilimsel biçimi

Aslında soruyu biraz değiştirmek daha bilimsel sonuç verebilir.

“Malap Alevi midir?” yerine:

“Malap'ın tarihsel toplumsal yapısı Alevi ocaklarıyla nasıl bir ilişki içerisindeydi ve bu kimlik günümüzde hangi ölçüde devam etmektedir?”

sorusunu sorduğumuzda araştırmanın kapsamı genişler.

Bu sorunun cevaplanması için ideal yöntem karma bir araştırma olurdu.

İlk aşamada tarihsel belgeler incelenir. Osmanlı tahrir ve temettuat kayıtları, eski yerleşim adları, nüfus kayıtları ve mümkünse yerel arşiv belgeleri karşılaştırılır.

İkinci aşamada sözlü tarih çalışması yapılır. Köyün yaşlılarıyla farklı ailelerden ve mümkün olduğunca farklı kuşaklardan görüşmeler gerçekleştirilir.

Üçüncü aşamada ocak ilişkileri araştırılır. Hangi ailelerin hangi dedelere veya ocaklara bağlı olduğu, geçmişte cem ve görgü süreçlerinin nasıl yürütüldüğü sorgulanır.

Dördüncü aşamada ritüeller ve toplumsal pratikler incelenir.

Beşinci aşamada göç ve diaspora boyutu araştırılır. Çünkü Elbistan yöresindeki Alevi topluluklarının önemli bir kısmı Türkiye'nin başka şehirlerine ve Avrupa ülkelerine göç etmiştir. Bu nedenle köydeki bugünkü görünüm, geçmişteki toplumsal yapının tamamını yansıtmayabilir.

Bu yöntem, yalnızca “evet” veya “hayır” cevabı vermekten çok daha değerli bir sonuç ortaya çıkarır.

9. En önemli sorun: Kimlik ile istatistik aynı şey değildir

Türkiye'de mezhep ve inanç kimliklerinin resmi nüfus istatistiklerinde ayrıntılı biçimde tutulmaması, bu tür yerel araştırmaları zorlaştıran faktörlerden biridir. Bu nedenle “Malap'ın yüzde kaçı Alevidir?” sorusuna güvenilir güncel bir oran vermek, bilimsel saha çalışması yapılmadan mümkün değildir.

İnternette görülen “Elbistan'ın şu kadarı Alevidir” şeklindeki oranların da kaynak, örneklem ve yöntem açısından sorgulanması gerekir.

Bir nüfus oranının bilimsel kabul edilebilmesi için örneklemin nasıl seçildiği, kaç kişiyle görüşüldüğü, soruların nasıl sorulduğu ve araştırmanın hangi tarihte yapıldığı açıklanmalıdır.

Bu nedenle Malap için “%X Alevi” şeklinde bir rakam vermek, elimizde temsil gücü yüksek güncel bir araştırma olmadığı sürece doğru olmaz.

Buna karşılık “Malap, Alevi yerleşimleri ve Sinemilli Ocağı talipleriyle ilişkilendirilen yerleşimler arasında kaynaklarda yer almaktadır” demek mevcut veriler açısından çok daha sağlamdır.

10. Sonuç: Malap'ın Aleviliği konusunda veriler ne söylüyor?

Mevcut kaynakları bir araya getirdiğimizde Malap/Bakış için Alevi kimliği yönündeki tarihsel ve toplumsal göstergelerin güçlü olduğunu söylemek mümkündür.

Özellikle üç unsur dikkat çekiyor:

Birincisi, Malap çeşitli Alevi yerleşim listelerinde Elbistan'a bağlı Alevi köyleri arasında açıkça gösteriliyor.

İkincisi, akademik araştırmalarda Malap, Sinemilli Ocağı'nın talip topluluklarıyla bağlantılı yerleşimler arasında yer alıyor.

Üçüncüsü, Elbistan çevresindeki Alevilik üzerine yapılan alan araştırmaları Sinemilli Ocağı'nın bölgedeki tarihsel ve toplumsal ağırlığını ortaya koyuyor. Bu araştırmalar sözlü tarih, arşiv belgeleri ve saha çalışmasını birlikte kullanıyor.

Dolayısıyla bilimsel açıdan en temkinli fakat en güçlü sonuç şu olacaktır:

Elbistan'ın Malap olarak bilinen, günümüzde Bakış adıyla anılan yerleşimi, tarihsel olarak Alevi topluluklarıyla ve özellikle Sinemilli Ocağı'nın talip ağıyla bağlantılı bir yerleşimdir. Bu nedenle Malap'ın Alevi yerleşimi olarak tanımlanması mevcut tarihsel ve sosyolojik verilerle büyük ölçüde desteklenmektedir. Ancak günümüzde yaşayan bütün bireylerin inanç kimliğini aynı kabul etmek veya kesin bir Alevi nüfus oranı vermek, ayrıca güncel saha araştırması yapılmadan bilimsel olarak doğru değildir.

Bence asıl ilginç olan da burada başlıyor. Çünkü Malap'ın Aleviliğini yalnızca “köy Alevi mi, değil mi?” ikiliğine sıkıştırmak, bölgenin tarihsel hafızasını anlamamızı engelleyebilir.

Daha anlamlı sorular şunlar:

Malap'ta Sinemilli Ocağı ile taliplik ilişkisi geçmişte nasıl yaşanıyordu?

Bugün genç kuşaklar kendilerini bu tarihsel kimliğin neresinde görüyor?

Göç, şehirleşme ve Avrupa'daki diaspora Malap'ın Alevi kültürünü değiştirdi mi?

Kadınların aile hafızası, yemek kültürü, ritüeller ve toplumsal dayanışmadaki rolü geçmişin anlaşılmasına ne kadar katkı sağlayabilir?

Yaşlıların anlattığı sözlü tarih ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi belgeleri birbirini doğruluyor mu?

Bu sorulara verilecek cevaplar, yalnızca Malap'ın Alevi olup olmadığını değil, Elbistan'da Alevi kimliğinin nasıl oluştuğunu, nasıl korunduğunu ve modernleşme ile göç karşısında nasıl dönüştüğünü de ortaya çıkarabilir.

Kaynak değerlendirmesi

Bu incelemede kaynakların güvenilirliği aynı düzeyde kabul edilmemiştir. Hakemli akademik yayınlar ve üniversite arşivlerindeki çalışmalar temel tarihsel ve sosyolojik çerçeveyi oluştururken, yerel basın ve topluluk kaynakları özellikle yerel adların, güncel etkinliklerin ve topluluk hafızasının izlenmesi amacıyla yardımcı kaynak olarak değerlendirilmiştir.

Özellikle Ali Aksüt'ün Elbistan, Nurhak, Ekinözü ve Afşin Aleviliği üzerine alan araştırması metodolojik açıdan önemlidir; araştırmacı farklı yerleşimlerde sözlü tarih görüşmeleri gerçekleştirmiş, yerel kaynakları taramış ve arşiv kayıtlarını değerlendirmiştir.

Sinemilli Alevileri üzerine hakemli çalışma ise ritüellerin yalnızca dini pratikler olmadığını, aynı zamanda sosyal bütünleşme işlevleri taşıdığını göstermesi bakımından önemlidir.

Yerel idari kaynaklarda da bugün Bakış olarak anılan yerleşimin Malap adıyla ilişkilendirildiği görülmektedir.

Bu nedenle konuya yaklaşırken en sağlıklı yöntem, tek bir internet listesini doğru kabul etmek yerine farklı kaynak türlerini karşılaştırmak, sözlü tarihi eleştirel biçimde değerlendirmek ve mümkün olduğunca hakemli akademik araştırmalarla çapraz kontrol yapmaktır. Elbistan Malap örneğinde mevcut veriler bu karşılaştırmadan geçebilecek kadar birbirini destekleyen önemli göstergeler sunmaktadır.

Kaynakçayı eksiksiz ve standartlaştır

Tekrarlanan sonuçları sıkılaştır