Dergah dergisi kimin ?

Ece

New member
Dergâh Dergisi Kimin? Sorunun Basit Cevabı, Arkasındaki Hikâyenin Karmaşıklığı

Dergâh dergisini ilk kez elime aldığımda bende bıraktığı izlenim, sıradan bir edebiyat dergisinden çok belirli bir kültür ve düşünce çevresinin sürekliliğini taşıyan bir yayın olduğu yönündeydi. Sayfalarında yalnızca şiir veya hikâye değil, edebiyatın yanında tarih, düşünce, gelenek ve kültür meseleleri de kendine yer buluyor. Bu nedenle “Dergâh dergisi kimin?” sorusunu yalnızca “adı kimin üzerine kayıtlı?” şeklinde sormanın eksik kaldığını düşünüyorum. Çünkü burada bir yayınevi, bir yayın geleneği, kurucu isimler ve zaman içerisinde değişen editoryal kadrolar birlikte değerlendirilmeli.

Elde edilebilen güvenilir kaynaklara bakıldığında Dergâh dergisinin doğrudan Ezel Erverdi ile bağlantılı Dergâh Yayınları bünyesinde ortaya çıktığı görülüyor. Ancak derginin bugünkü yayın sorumluluğu ile yayınevinin tarihsel sahipliği aynı şey değil. Bu ayrım özellikle internet forumlarında yapılan tartışmalarda çoğu zaman gözden kaçıyor.

Dergâh Dergisinin Kuruluşu Nasıl Gerçekleşti?

Dergâh'ın hikâyesini anlamak için 1990'dan biraz daha geriye gitmek gerekiyor. Dergâh Yayınları'nın kendi tarihçesine göre yayınevinin kökleri, Ezel Erverdi'nin öncülüğünde Nurettin Topçu'nun fikirlerini yaygınlaştırmak amacıyla 1966'da yeniden yayımlanmaya başlayan Hareket dergisine ve Hareket Yayınları'na kadar uzanıyor. Dergâh Yayınları ise 1976'da kurulmuş, Mart 1977'de şirketleşmiş. DERGAH YAYINLARI

Bu nedenle Dergâh dergisini, 1990 yılında sıfırdan ortaya çıkmış bağımsız ve geçmişsiz bir yayın olarak değerlendirmek doğru olmaz. Derginin arkasında yaklaşık çeyrek asırlık bir yayıncılık birikimi bulunuyordu.

Dergâh Yayınları'nın kendi açıklamasında, Dergâh dergisinin Mart 1990'da Mustafa Kutlu, Ezel Erverdi ve İsmail Kara başta olmak üzere, İsmet Özel gibi isimlerin katkılarıyla yayın hayatına başladığı belirtiliyor. Yayınevi ayrıca dergiyi genç şair ve yazarların yetişmesine zemin hazırlayan bir yayın organı olarak tanımlıyor. DERGAH YAYINLARI

Burada önemli nokta şu: Dergâh'ın tek bir kişinin kişisel dergisi olduğunu söylemek tarihsel tabloyu fazlasıyla basitleştirir.

Peki Asıl Sahibi Kim? Ezel Erverdi'nin Rolü

“Dergâh'ın sahibi Ezel Erverdi mi?” sorusuna gelince, kaynaklarda Ezel Erverdi'nin Dergâh Yayınları'nın kuruluşunda ve yönetiminde merkezi bir rol oynadığı açıkça görülüyor.

Dergâh Yayınları'nın kendi biyografisinde Erverdi'nin 1967'de Hareket Yayınları ile yayıncılığı meslek edindiği ve daha sonra kurduğu şirketlere Dergâh, Emek, Ülke ve Anadolu gibi isimler verdiği belirtiliyor. Aynı biyografide hayatının büyük bölümünü yayıncılık ve eğitim faaliyetleriyle geçirdiği aktarılıyor. DERGAH YAYINLARI

Daha da önemlisi, Dergâh Yayınları'nın tarihçesi kurumsal devamlılığı Ezel Erverdi'nin öncülüğündeki ilk kuşağa bağlıyor. Fakat aynı kaynak, daha sonraki dönemde “bayrağın genç Dergâhçılara” bırakıldığını da açıkça ifade ediyor. DERGAH YAYINLARI

Dolayısıyla burada iki farklı kavramı birbirinden ayırmak gerekiyor:

- Dergâh Yayınları'nın tarihsel kurucusu ve etkili yöneticilerinden biri: Ezel Erverdi

- Dergâh dergisinin yayın yönetimi: zaman içerisinde farklı isimlerin üstlendiği editoryal görev

Bu ayrım yapılmadığında “sahibi”, “kurucusu”, “yayın yönetmeni” ve “editörü” aynı kişiymiş gibi bir sonuç ortaya çıkıyor.

Mustafa Kutlu'nun Yeri Neden Bu Kadar Önemli?

Dergâh denildiğinde Ezel Erverdi kadar Mustafa Kutlu'nun adının da öne çıkmasının bir nedeni var.

Mustafa Kutlu, derginin uzun yıllar yazı işleri sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında görevini Ali Ayçil'e devretti. Dönemin haberlerinde Kutlu'nun 310. sayı itibarıyla yazı işleri görevinden ayrıldığı ve sorumluluğun Ali Ayçil'e geçtiği aktarılıyor. İzdiham

Bu noktada ilginç olan, “derginin sahibi kim?” sorusunun “derginin ruhunu kim oluşturdu?” sorusuyla aynı olmaması.

Bir derginin hukuki veya ticari sahibi başka biri olabilir; fakat yıllarca yazıları seçen, genç yazarları teşvik eden, dosyaları hazırlayan ve yayın politikasını fiilen şekillendiren editör başka biri olabilir.

Dergâh örneğinde Mustafa Kutlu'nun rolü tam da bu nedenle önem taşıyor.

Üstelik Dergâh Yayınları'nın kendi anlatımında Mustafa Kutlu'nun genç şair ve yazarların yetişmesine ciddi katkı sağladığı özellikle vurgulanıyor. Yayınevi Dergâh dergisini kendi yayıncılık faaliyetlerinin adeta “mutfağı” olarak tanımlıyor. DERGAH YAYINLARI

Ali Ayçil Dönemi Ne Anlama Geliyor?

2016'dan itibaren yayın yönetmenliği açısından yeni bir dönem başladı. Ali Ayçil, Mustafa Kutlu'nun ardından Dergâh dergisinin genel yayın yönetmeni oldu. 2022'de İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği bir dergi atölyesinde de Ayçil açık biçimde “Dergâh Dergisi Genel Yayın Yönetmeni” olarak tanıtılıyordu. İstanbul Akademi

Bu ayrıntı önemli çünkü zaman zaman internette “Dergâh'ın sahibi Ali Ayçil” gibi ifadelerle karşılaşılabiliyor. Oysa mevcut kaynaklar Ali Ayçil'in esas olarak genel yayın yönetmeni olduğunu gösteriyor.

Yani yayın yönetmeni olmak ile yayınevinin sahibi olmak aynı hukuki ve kurumsal konum değildir.

Bu konuda en sağlıklı yaklaşım, doğrulanabilir görev tanımlarını kullanmak. Aksi halde bir kişinin derginin içerik politikasındaki etkisi, otomatik olarak mülkiyet sahibi olduğu anlamına getiriliyor.

Dergâh'ın İdeolojik ve Kültürel Çizgisi Üzerine Eleştirel Bir Bakış

Dergâh'ı yalnızca “edebiyat dergisi” olarak değerlendirmek de bana göre eksik.

Yayınevinin kendi tarihçesinde Nurettin Topçu'nun düşüncesinin başlangıç noktasındaki etkisi açık biçimde anlatılıyor. Dergâh Yayınları, Topçu'nun eserlerini yayımlamaya, Türk düşüncesi ve edebiyatıyla ilgili kapsamlı kaynaklar hazırlamaya ve gelenekle modern dünya arasında bir kültürel ilişki kurmaya önem verdiğini ifade ediyor. DERGAH YAYINLARI