Erikson'un psikososyal gelişim kuramına göre okul çağı döneminin temel kazanımı nedir ?

Ceren

New member
Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramına Göre Okul Çağı Döneminin Temel Kazanımı: Başarı ve Yetersizlik Arasındaki Denge

Herkese merhaba!

Bugün, Erik Erikson’un psikososyal gelişim kuramına dayanan okul çağı döneminin temel kazanımını ele alacağız. Bu, birçok insanın hayatındaki en kritik dönemeçlerden biri olarak kabul edilir. Erikson’un teorisini bilmesek de, çoğumuz bu dönemdeki çocukların başarı ve yetersizlik gibi duygusal zorluklarla nasıl baş ettiklerini gözlemlemişizdir. Peki, okul çağındaki çocukların psikososyal gelişiminde ne gibi kazanımlar yaşanır? Hadi gelin, bilimsel bir perspektifle, ama herkesin anlayabileceği bir dille bu süreci birlikte inceleyelim. Erkeklerin daha veri odaklı ve analitik bakış açılarıyla, kadınların ise sosyal etkiler ve empati üzerine odaklanan düşüncelerini de tartışmaya açalım.

Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı: Temel İlkeler ve Okul Çağı Dönemi

Erik Erikson, psikososyal gelişim kuramıyla, insanın hayatının çeşitli evrelerinde karşılaştığı psikososyal çatışmaları ve bu çatışmaların bireylerin kimlikleri üzerinde nasıl bir etki yarattığını incelemiştir. Erikson’a göre, her dönemde yaşanan bu çatışmaların çözümü, bireyin gelişiminde belirleyici bir rol oynar. Okul çağı, yani 6 ila 12 yaş arasındaki dönemde çocuklar, “çalışkanlık” ile “yetersizlik” arasında bir denge kurmaya çalışırlar. Bu dönemin temel psikososyal kazancı, “çalışkanlık” yani başarı duygusunun edinilmesidir.

Bu dönemde çocuklar, okulda aldıkları derslerle, grup çalışmalarına katılarak ve sosyal etkileşimler yoluyla beceri kazanırlar. Okul, çocuklar için sadece akademik bilgi edinme yeri değil, aynı zamanda beceri geliştirme ve kimlik kurma alanıdır. Eğer çocuklar başarı hissi yaşarsa, bu onlara özgüven ve daha fazla çaba gösterme isteği verir. Aksi takdirde, başarısızlık hissiyle karşılaşan çocuklar, “yetersizlik” duygusuna kapılabilirler.

Başarı ve Yetersizlik: Okul Çağında Duygusal Gelişim

Erikson’a göre, okul çağındaki çocuklar, başarıya ulaşmanın yanı sıra, toplumsal bağlamda kabul edilme ve değer görme ihtiyacı duyarlar. Okulda öğrendikleri yeni beceriler ve elde ettikleri başarılar, onların “çalışkanlık” algısını besler. Bu da, özgüvenin temellerini atar ve çocukların gelecekteki zorluklarla baş etme becerilerini güçlendirir.

Çocuklar, öğretmenlerinden, arkadaşlarından ve ailelerinden aldıkları geri bildirimlere dayanarak bu başarıyı ya da başarısızlığı algılarlar. Pozitif geri bildirim ve ödüller, başarıyı pekiştirirken; olumsuz geri bildirim ve sürekli başarısızlık, yetersizlik duygusunu artırabilir. Örneğin, bir çocuk okulda bir proje üzerinde çalışarak başarılı olduğunda, bu deneyim ona bir beceri kazandığını ve toplumsal bağlamda kabul edildiğini hissettirir. Erkeklerin bu dönemde genellikle başarıya dayalı ödüllerle motive olmaları, kadınların ise başarıyı, toplumsal ilişkiler ve empatik bağlarla ilişkilendirmeleri yaygındır.

Erkeklerin Veri Odaklı ve Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Okul Çağında Çalışkanlık ve Performans

Erkeklerin okul çağındaki psikososyal gelişim sürecine bakış açıları, genellikle daha veri odaklı ve analitik olabilir. Erkek çocukları, okulda bir konuya odaklanarak başarılı olduklarında, bu başarıyı somut bir şekilde ölçebilirler. Bu nedenle, erkeklerin genellikle akademik başarıları daha çok bir performans göstergesi olarak değerlendirdiği ve başarısızlık durumlarını da daha somut bir şekilde algıladıkları söylenebilir. Erkekler için başarı, daha çok bireysel çaba ve elde edilen sonuçlarla ilişkilidir.

Bir erkek çocuğu, bir projede başarılı olduğunda bu başarıyı “başardım” diyerek somut bir biçimde hissedebilir. Bu başarının ardından, daha fazla çalışmak ve başka başarılar elde etmek için bir motivasyon doğar. Ayrıca, başarısızlık da genellikle daha analitik bir şekilde değerlendirilir ve gelecekteki başarı için nasıl bir strateji izleneceği hakkında düşünülür.

Bu bakış açısı, erkeklerin okul çağındaki dönemde “çalışkanlık” kazanımlarına daha çok veri ve performans odaklı yaklaşmalarına neden olabilir. Erkekler için başarı genellikle, “ne kadar iyi yaptım?” ve “bunu nasıl daha iyi yapabilirim?” gibi sorularla ilişkilidir.

Kadınların Sosyal Etkiler ve Empati Odaklı Yaklaşımı: Toplumsal Kabul ve Başarı

Kadınlar ise başarıyı genellikle daha çok toplumsal ilişkilerle ve empatik bağlarla ilişkilendirirler. Okul çağındaki çocuklar arasında bir çocuk, akademik başarı elde ettiğinde, bunun sadece kişisel bir zafer olmadığını, aynı zamanda başkalarına nasıl hissettirdiğini de önemser. Kadınlar, başkalarının duygusal ihtiyaçlarına duyarlıdırlar ve bir başarının sosyal kabulle, insanlar arası ilişkilerle nasıl örtüştüğünü düşünürler.

Bir kadın çocuk için başarının bir göstergesi, yalnızca “ne kadar iyi yapabildiği” değil, aynı zamanda “diğerlerinin nasıl hissettiği” ve toplumsal bağlamda “değerli hissetme” deneyimidir. Örneğin, bir kadın öğrenci, sınıfta iyi bir performans gösterdiğinde, sadece öğretmeninden değil, aynı zamanda arkadaşlarının ve ailesinin de takdirini bekler. Kadınlar için sosyal bağlar, başarıları daha anlamlı kılar ve bu bağlar, empatik ve duygusal bir bağ kurmaya olanak tanır.

Okul Çağı ve Başarı: Geleceğe Dair Sorular ve Forumda Tartışma

Erikson’un okul çağı dönemindeki temel kazanımı, çocukların başarı duygusunu edinmeleridir. Ancak bu süreç sadece bireysel bir başarı meselesi değildir; aynı zamanda toplumsal etkileşimler ve kişisel algılarla da şekillenir. Erkeklerin ve kadınların bu süreçte farklı bakış açıları ve yaklaşımları, toplumun çeşitliliği hakkında bize önemli ipuçları sunar.

- Başarı ve Yetersizlik: Okul çağındaki çocuklar için başarı ve yetersizlik arasında bir denge kurmak, onların kişisel gelişimlerinde nasıl bir rol oynar? Bu dengeyi sağlamak için okul ve aile olarak nasıl bir yaklaşım benimsenmeli?

- Sosyal Bağlar ve Başarı: Kadınların sosyal etkileşim ve empatiyi başarıyla ilişkilendirmeleri, toplumda nasıl bir değişim yaratabilir? Erkeklerin daha analitik ve çözüm odaklı bakış açıları, bu süreçte nasıl tamamlayıcı olabilir?

- Okul Başarılarının Toplumsal Etkileri: Okul çağındaki çocukların başarıları, sadece bireysel olarak mı önemli olmalı yoksa toplumsal bağlamda nasıl etkiler yaratır?

Forumda bu konuya dair fikirlerinizi merak ediyorum! Okul çağındaki çocukların psikososyal gelişim süreçleri hakkında ne düşünüyorsunuz?